Kolon Polipleri

Kolon Polipleri

Kalın Bağırsak Polipleri

Polip Nedir?

Polipler mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan kaynaklanan ve organların iç yüzeyine doğru büyüyen ve milimetrik ölçülerden, santimetrik ölçülere kadar ulaşabilen kitlelerdir. Kalın bağırsağın en sık rastlanılan tümörleridir. Poliplerin çoğu iyi huylu olmasına karşın, bazılarında çaplarının büyümesi ve genetik değişikliğe uğraması ile beraber bağırsak kanseri gelişimi görülmektedir. İlk olarak Muto 1975 yılında, bağırsak poliplerinin bazı değişimlere uğrayarak, kanser öncüsü olduklarını ve ardından kansere dönüşebildiklerini tanımlamıştır.

Kalın Bağırsak Polipleri Ne Sıklıkta Görülür?

Klinik çalışmalarda, bağırsak polipleri, erişkin yaş grubunun ortalama  % 6’sında ve 70 yaştan sonra ise % 40 oranında görülürler. 50’li yaşlardaki kişilerde, erkeklerde % 25 ve kadınlarda % 15 oranında polip belirlendiği ve bu poliplerin de % 25 kadarının yüksek riskli olduğu belirtilmektedir. Otopsi serilerinde ise: erkeklerde % 40 ve kadınlarda ise % 35 oranında polip belirlenmiştir. Yaşam boyu bağırsak polibi belirlenme riski % 6 olarak bildirilmektedir.

Kalın Bağırsak Poliplerinde Kanser Riski Ne Kadar?

Kolonoskopi tetkikinde, yüksek riskli olarak bulanan poliplerin, sadece  % 5’inde bağırsak kanseri belirlenmektedir.

Polipler Kalın Bağırsağın Hangi Bölümlerinde Daha Sıktır?

Polipler kalın bağırsağın tüm bölümlerinde görülebilir. Poliplerin % 70’inin kalın bağırsağın sol bölümünden, % 20’sinin kalın bağırsağın yatay bölümünden (transvers kolon) ve % 10’unun ise kalın bağırsağın sağ yarısından kaynaklandığı belirlenmiştir.

 Kalın Bağırsak Poliplerinin Önemi Nedir?

Bağırsak kanseri olgularının % 90’ının adenomatöz tipte kalın bağırsak poliplerinden kaynaklandığı bilinmektedir ve bu nedenle, bağırsak poliplerinin kolonoskopi ile tespit edilmesi, doku tanısı ve sonraki dönemlerde ise takibi çok önemlidir. Gelişmiş ülkelerde yaşam boyu bağırsak kanserine yakalanma riskinin % 5 olduğu göz önüne alındığında, bağırsak poliplerinin önemi daha kolaylıkla anlaşılabilecektir.

Kalın Bağırsak Poliplerinde Risk Faktörleri Nelerdir?

  • Yaş: 40 yaş civarında risk başlar.
  • İltihabi bağırsak hastalıkları: Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi bir iltihabi bağırsak hastalığı zemininde geliştiklerinde kanser riski artmaktadır.
  • Aile öyküsü: Birinci derecede akrabalarında kalın bağırsak poliplerinin olması
  • Sigara: Bağırsak kanseri riski % 20 artar.
  • Alkol
  • Hareketsizlik
  • Şişmanlık (obezite)
  • Stres: İş kaybı, boşanma, vb. yaşam değişiklikleri

Kalın Bağırsak Poliplerinin Belirtileri Nelerdir?

  • Büyük bölümü belirti vermez ve tesadüfen dışkıda kan tetkiki, kolonoskopi, sanal kolonoskopi, kapsül endoskopisi veya bağırsak röntgeninde tespit edilirler.
  • Dışkıda kan veya makattan kanama
  • Dışkılamada değişiklik
  • İshal: villöz adenom olarak adlandırılan büyük çaplı, salgı yapan poliplerde ishal olabilir.
  • Karın ağrısı
  • Kansızlık (demir eksikliği)

Kalın Bağırsak Poliplerinin Tanısı Nasıl Konulur?

Kalın bağırsak (kolon) polipleri; kolonoskopi, sanal kolonoskopi, kapsül endoskopisi veya ilaçlı bağırsak röntgeninde görülebilirler ve tüm bu işlemlerden önce bağırsak hazırlığı gerekir. Son yıllarda bazı olgularda, poliplerde doğru tanı oranını arttırmak amacı ile, indigo-carmine türü boyalar kullanılarak polipleri büyüterek inceleme olanağı veren kromo-magnifiye endoskopi kullanılmaktadır.

Kalın Bağırsak Poliplerini Kolonoskopide Atlama Şansı Nedir? 

  • 5 mm’den küçük poliplerde: % 30
  • 6-9 mm arasındaki poliplerde % 13
  • 10 mm’den büyük poliplerde % 6 oranında kolonoskopi sırasında atlanabilir.

Polip bulunan kolonoskopi tetkiklerinden kısa bir süre sonra kontrol kolonoskopisi yapıldığında, çeşitli çalışmalarda % 25-50 oranında tekrar polip belirlendiği bildirilmektedir.

Hangi Durumlarda Poliplerin Kolonoskopide Atlanma Riski Artar? 

  • Kolonoskopi aletinin dışarı çıkartılma süresinin 6 dakikadan kısa olması
  • Bağırsak temizliğinin yetersiz olması
  • Hastanın bağırsaklarının uzun veya kıvrımlı olması (anatomik zorluk)
  • Endoskopistin deneyim yetersizliği
  • Endoskopi tetkikinin öğleden sonra saatlerinde yapılması
  • Düz (flat, halı gibi) ve sapı olmayan adenomlar
  • 1 cm’den küçük olan polipler

Kolonoskopi Tetkikinin Başarısı Veya Kalitesi Nasıl Değerlendirilir?

Rex ve ark. 2006 yılında, kolonoskopi tetkiki sırasında erkeklerde % 25 ve kadınlarda % 15 oranında polip belirlenmesini kalite kriteri olarak vurgulamışlardır. Amerikan Gastroenteroloji Derneği’nin kabul ettiği kolonoskopide kalite kriterlerine göre, gerçekleştirilen kolonoskopi işlemlerinin en az % 95’inde kalın bağırsağın başlangıç kısmı olan çekum’a ulaşılabilmeli ve bu noktadan itibaren kolonoskopi aletinin dışarı çıkartılma veya işlemin sonlandırılma süresi en az 6 dakika olmalıdır.

Kalın Bağırsak Poliplerinin Hangi Tipleri Vardır?

 A.Doku Tipine Göre Sınıflama

1.Adenomatöz polip: Tüm kalın bağırsak (kolon) poliplerinin 2/3’ü bu türdendir. Adenomatöz polipler % 5 oranında kanserleşir ve kanserleşen poliplerin nerede ise tamamına yakını adenomatöz tiptir.

  • Tübülo-villöz adenom: Mikroskobik incelemede en az % 20’si tübüler yapıda olan adenomlara tübülo-villöz adenom adı verilir. Orta büyüklükte olurlar, poliplerin % 10-15’ini oluşturlar ve sıklıkla rektum’da yer alırlar. Yaklaşık olarak % 20 oranında kanserleşme riskleri vardır.
  • Villöz adenom: Mikroskobik incelemede en az % 80’i villöz yapıda olan adenomlara tübülo-villöz adenom adı verilir. Poliplerin % 5’ini oluşturlar ve sıklıkla 60 yaş üzerinde görülür ve rektum’da yer alırlar. Büyük ve sesil olurlar, kanserleşme riskleri % 40 civarındadır.

2.Hiperplastik polip: Geriye kalan kalın bağırsak poliplerinin büyük bir çoğunluğu hiperplastik türdendir. Çok ender kanserleşirler ve çapları sıklıkla 0.5 cm’den küçüktür.

3.İnflamatuvar (iltihabi) polip: Bu türden polipler genellikle kanserleşme açısından tehdit oluşturmazlar ve yalancı polip (psödopolip) grubunda yer alırlar. Ancak, ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi bir iltihabi bağırsak hastalığı zemininde geliştiklerinde kanser riskinin arttığı bilinmektedir. Ayrıca, divertikülozis ve makat sarkması gibi hastalıklarda da görülebilirler.

4.Karışık (mixed) tipte polip: Hem adenomatöz polip, hem de hiperplastik polip özellikleri taşırlar.

B.Poliplerin Büyüklüğüne Göre Sınıflama

Endoskopik yöntemle (biyopsi, elektrokoter ile yakma, kement) ile alınırlar.

  • Ufak (dimünitif) polipler: 6 mm’den küçük olanlar.
  • Orta büyüklükteki polipler: 6-10 mm arasında olanlar.
  • Büyük polipler: 10 mm’den büyük olanlar. Tek seferde veya çok seferde parçalayarak (piece meal) polibin tamamı alınır.

C.Şekline Göre Sınıflama

  • Saplı (pediküllü) polipler
  • Geniş tabanlı (sesil) polipler

Yalancı Polip Ne Demektir?

Polip gibi görünen ancak gerçekte polip olmayan yapılara ‘yalancı polip’ adı verilir.

  • İnflamatuvar (iltihabi) polip
  • Lenfoid polip (çocuklarda)
  • Submukozal lipom (bağırsak içindeki yağ bezesi)

Hamartamatöz Polip Ne Demektir?

Çocuklarda (juvenil polip) görülen polip tipidir. Sıklıkla kalın bağırsağın rektum ve sigmoid kolon gibi sol kısmında yer alırlar. Olguların % 70’inde tek ve       % 30’unda çok sayıda olurlar.

Endoskopi İle Polip Alma (Polipektomi) İşlemi Sonrasında Görülen Komplikasyonlar

1.Kanama: Polip tabanından ortalama % 3 oranında kanama olabilir. Bu kanamaların % 1.5-3 kadarı, kolonoskopi işlemi sırasında veya hemen işlemi takiben görülür. Komplikasyon oranı en yüksek olarak: parçalayarak veya dilimlemeyerek (piecemeal) parçanın çıkartıldığı poliplerde görülebilir. Küçük tümörlerin endoskopik olarak alınması, ‘’endoskopik mukozal rezeksiyon’’ veya kısaca ‘’EMR’’ sonrasında erken dönemde % 10-15 ve geç dönemde ise % 0-1 oranında kanama görülebilir. Endoskopik olarak kanama: koter, Argon lazer ile yakma, enjeksiyon (1/10.000 Adrenalin ile skleroterapi), endoloop, bant (boğma) veya klips konulması gibi yöntemlerle kontrol altına alınabilir.

2.Delinme: Koterin ısı etkisine bağlı olarak % 1’in altında bağırsakta delinme olabilir. Bu delinmeler sıklıkla koter cihazının oluşturduğu ısı etkisine bağlı olarak gelişir. Büyük poliplerin çıkartılması sonrasında komplikasyon oranı % 20’ye dek çıkabilir. Hastalarda işlemden sonra gelişen şiddetli karın ağrısı, karında şişkinlik, yüksek ateş, bulantı gibi belirtiler bağırsak delinmesi belirtileri olabilir. Bu tür kolonoskopi ile polip alınması sırasındaki delinmelerin % 5 oranında ölümle sonuçlandığı bilinmektedir. Günümüzde, bu tür endoskopik işlem sırasında gelişen delinmeleri endoskopik olarak dikiş atmaya olanak sağlayan aletler mevcuttur. Bu şekilde delinme tedavi edilemeze ameliyat ile erken teşhis edilen olgularda bağırsağın dikilmesi ve geç teşhis edilen olgularda ise bağırsağın dışarı alınması işlemi (stoma) yapılması gerekebilir.

3.Patlama: Bağırsak gazlarının elektrokoter ile teması sırasında patlama olabilir.

4.Polip alınması sonrasında yanık oluşması: % 1-2 oranında bağırsak içinde elektrokoter uygulaması sonrasında yanık oluşabilir.

Kan Sulandırıcı İlaç Kullanan Kişilerde Bağırsak Polibi

Leeds Üniversitesi’nden bir çalışmada, düzenli aspirin ve omega 3 kullanan kişilerde, bağırsak polibi gelişme olasılığının azaldığı bildirilmiştir. Buna karşın; 2016 yılında ABD’den Drew ve ark, düzenli aspirin alımı ile bağırsak polibi gelişme riskinin azalmadığını saptamışlardır. Kan sulandırıcı ilaçlar (Aspirin®, Coraspin®, Ecoprin®, Dispril®, Coumadin®, Heparin®, Plavix®, Pradaxa® vb.) ve  ağrı kesici ilaçların düzenli kullanımı ile, bağırsak polibi olan kişilerde polipten düşük oranda kanama gelişebilir. Düzenli olarak kan sulandırıcı ilaç ağırlıklı olarak çekinilen, kolonoskopi tetkiki sırasında polip belirlenirse, polibin alınması (polipektomi işlemi) sonrasında gelişebilen kanamalardır. Bu tür kanamalar, tecrübeli endoskopistler için bile sorun olabilmektedir.

Bağırsak Polipleri Tedavi Edilmeli Midir?

Bağırsak poliplerinin, kolonoskopi sırasında sadece gözle bakılması ile kanserleşme olasılıklarını anlayabilmek mümkün olmadığından, alınmaları önerilir. Bazı bağırsak poliplerine elektrokoter ile temas etmek yeterli iken diğerlerini ‘snare’ adı verilen kement şeklindeki tel ile almak (polipektomi işlemi) gerekir. Bu işlem için hastayı yatırmaya gerek yoktur ve ayaktan tedavi şeklinde yapılabilir. Kanama riski olan veya sapı olmayan yassı poliplerde, polibin rahat çıkartılabilmesi için önceden tabanına serum verilerek şişirilmesi (endoskopik skleroterapi) ve bu şekilde sorunsuz olarak çıkartılması hedeflenir. Özellikle, son yıllarda bazı kanser öncüsü (prekanseröz veya instu karsinom) tümörleri bu yöntemle yalnız endoskopik yöntemle çıkartmak mümkün olmakta ve bu tekniğe ‘’endoskopik mukozal rezeksiyon’’ veya kısaca ‘’EMR’’ adı verilmektedir. Bu teknikte tümörlerin ancak ortalama % 50’si tek parça halinde, diğerlerinde ise endoskopik olarak parçalayarak veya dilimlemeyerek (piece meal) çıkartılabilmektedir.

Kalın Bağırsak Poliplerinden Ne Kadar Sürede Kanser Gelişir?

Bağırsak kanserinin ortalama 10 yıldan (5-15 yıl) beri mevcut olan bağırsak poliplerinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Genellikle, 1 cm çapındaki adenomatöz kaynaklı bir polibin 10 yıl içinde % 8 ve 20 yıl içinde ise % 25 oranında bağırsak kanserine dönüştüğü bildirilmektedir.

Hangi Durumlarda Endoskopi İle Polip Alma (Polipektomi) İşlemi Zor Olarak Kabul Edilir?

  • Çapları 15 mm’den büyük olan polipler
  • Geniş tabanlı polipler
  • Yüzeyi düzensiz olan polipler
  • Düz ve yana doğru yayılan (sapsız ve halı şeklinde) polipler
  • Kalın bağırsağın başlangıç kısmında (çekum) olan polipler
  • Kalın bağırsağın kıvrım bölümlerinde ve dönüş kısımlarında yer alan polipler
  • Üçten fazla polip bulunması

Endoskopi İle Polip Alma (Polipektomi) İşlemi Sonrasında Kanser Bulunursa

  • Cerrahi ile sorunlu kalın bağırsak bölümü hint mürekkebi ile endoskopik olarak işaretleme sonrasında çıkartılır.
  • Şayet polipektomi işlemi sonrasında sağlam doku ile kanserli doku arasında 2 mm’den fazla bir sınır varsa, kanser türü orta differansiye veya iyi differansiye tipte ise veya lenf tutulumu yoksa endoskopik olarak kitlenin çıkartılması veya ‘endoskopik polipektomi’ işlemi yeterlidir ve ek bir ameliyata gerek yoktur.
  • Kanserleşen polip hastaları Haggitt sınıflamasına göre değerlendirilir.

Habis Polipler İçin Haggitt Sınıflaması

  • Seviye 0: Polibin sadece tepesinde kanser mevcuttur (insitu kanser). Bu durumda, endoskopik olarak kitlenin çıkartılması veya ‘endoskopik polipektomi’ işlemi yeterlidir. Çevre doku ve organlara sıçrama yapmaz.
  • Seviye 1: Polibin tepesinde bir tabaka derinde (submukoza) kanser mevcuttur.
  • Seviye 2: Polibin boyun kısmında bir tabaka derinde (submukoza) kanser mevcuttur. Sağlam doku ile kanserli doku arasında 2 mm’den fazla bir sınır varsa, endoskopik olarak kitlenin çıkartılması veya ‘endoskopik polipektomi’ işlemi yeterlidir.
  • Seviye 3: Polibin sap kısmında kanser mevcuttur. Sağlam doku ile kanserli doku arasında 2 mm’den fazla bir sınır varsa, lenf tutulumu yoksa; endoskopik olarak kitlenin çıkartılması veya ‘endoskopik polipektomi’ işlemi yeterlidir.
  • Seviye 4: Polip sapını aşıp kanser kalın bağırsağa sıçramıştır. Çevre doku ve organlara sıçrama (metastaz) oranı % 15-25’tir.  Ameliyat ile polibin kaynaklandığı kalın bağırsak bölümü, endoskopik olarak işaretlemeyi takiben uzaklaştırılır.

Polipler İçin Viyana Sınıflaması

  1. Neoplazi (tümör) yok
  2. Düşük dereceli (Grade) neoplazi veya adenom
  3. Yüksek dereceli (Grade) neoplazi veya adenom: şiddetli displazi, ileri displazi, noninvaziv bağırsak kanseri adları da verilir.
  4. Bağırsak kanseri: Bağırsağın mukoza adı verilen iç yüzeyinin bir alt tabakasına (submukoza) kadar ilerlemiş tümörlerdir.

Ameliyat Edilmeyen Kalın Bağırsak Poliplerinin Takibi

  • Düşük riskli hastalar: 1-2 adet ve 10 mm’den küçük çaplı polip belirlenmesi durumunda, geriye polip kalmadığından emin olmak amacı ile 3 yıl içinde kolonoskopi tetkiki  tekrarlanır.
  • Orta riskli hastalar: 3-4 adet polip veya 10-20 mm çaplı polip belirlenmesi durumunda, geriye polip kalmadığından emin olmak amacı ile 3 yıl sonra kolonoskopi tetkiki  tekrarlanır. Kontrol kolonoskopisinde polip bulunmaması durumunda, 5 yıl sonra kolonoskopi tetkiki  tekrarlanır.
  • Yüksek riskli hastalar: 5 taneden fazla veya 20 mm’den büyük çaplı polip belirlenmesi durumunda 1 yıl içinde kolonoskopi tetkiki  tekrarlanır. Kontrol kolonoskopisinde polip bulunmaması durumunda,    3 yıl sonra kolonoskopi tetkiki  tekrarlanır. Art arda iki kontrol kolonoskopisinde polip bulunmaması durumunda ise 5 yıl sonra kolonoskopi tetkiki  tekrarlanır.

 Kalın Bağırsak Polipleri Tekrarlar Mı?

  • Kalın bağırsak (barsak) polipleri alınırsa, hastaların ortalama % 40’ında tetkikten sonraki 3-5 yıl içinde tekrar poliplerin olduğu gözlenir.
  • Sağlıklı hücreler büyüyerek ve bölünerek gelişirler. Bazı genlerde bozukluklar (mutasyon) nedeniyle gelişen kontrolsüz büyüme, bağırsakta polip oluşumuna neden olabilir.
  • Kalın bağırsağından polip alınan kişilerde, bağırsak kanseri veya rektum kanseri yönünden risk sağlıklı nüfusa oranla 3-8 kat daha fazladır.
  • Kalın bağırsağında polip belirlenen kişilerde 1-3 yıl içinde kontrol kolonoskopi tetkiki gerekir ve bu tetkikin normal bulunması durumunda 5 yıl sonra kolonoskopi tekrarlanır. Bu durumda dışkıda gizli kan testinin pek bir yararı yoktur.
  • Genellikle, 75 yaştan sonra poliplerin takibinin bırakılması tercih edilir.

Kalın Bağırsak Polipleri İçin Kalıtsal Hastalıklar Var Mıdır?

Baskın olan hastalıklı genlerde % 50 civarında çocuklara hastalığı iletme riski vardır.

  • Familyal adenomatöz polipozis (FAP)
  • Gardner sendromu: Bu hastalık FAP’ın farklı bir türüdür. Bu hastalıkta deride yağ kisti ve yağ bezeleri, kemik tümörleri (osteom) ve karında tümörler (dezmoid tümörler) görülür.
  • MYH geni ile ilişkili polipozis: MYH geni ile ilişkili polipozis hastalığıdır. Bu hastalarda genç yaşta adenomatöz polipleri ve bağırsak kanseri gelişir. Genetik tarama testleri ile kişilerin riskleri araştırılabilir.
  • Peutz-Jeghers sendromu: Vücutta, dudaklarda, damakta ve ayaklarda çiller ve bağırsakta polipler bulunur. Bu hastalıkta belirgin bağırsak kanseri riski vardır.
  • Lynch sendromu (HNPCC): Kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser (HNPCC) adı ile de anılır. Bu hastalarda 2., 3. ve 7. kromozomlarda bozukluk vardır. Lynch sendromlu hastalarda az sayıda ve sağlıklı nüfustaki kadar polip bulunur, ancak bunlar kolaylıkla kanserleşebilirler. Bu hastalarda ayrıca; meme, tiroid, mide, böbrek, beyin, ince bağırsak, idrar yolu, rahim ve yumurtalık tümörleri görülür.

Polipozis Sendromları Nelerdir?

1.Adenomatöz polipozis sendomları

  • Familyal adenomatöz polipozis (FAP)
  • Gardner sendromu
  • Turcot sendromu

2.Hamartomatöz polipozis sendomları

  • Peutz-Jeghers sendromu
  • Cowden sendromu
  • Juvenil polipozis
  • Cronkhite-Canada sendromu
  • Ruval-Caba-Myhree Smith sendromu

Familyal Adenomatöz Polipozis (FAP)

  • Ailevi (familyal) adenomatöz polipozis (FAP) kalıtsal yolla iletilen bir hastalıktır ve bağırsak kanserlerinin % 1’ini oluşturur. ‘F’ harfi familyal yani ailevi kelimesinin kısaltması, ‘A’ harfi belirlenen poliplerinin türünü ifade eden adenomatöz kelimesinin kısaltması ve ‘P’ harfi çok sayıda polip’i ifade eden polipozis kelimesinin kısaltmasıdır.
  • APC geni adı verilen FAP geni, 5. kromozomun uzun bacağında (q21) yer alır.
  • FAP hastalığına toplumda her 7.000 – 12.000 kişide bir rastlanır.

FAP Hastalığının Özellikleri

  • Ailevi (familyal) adenomatöz polipozis (FAP) hastalığında ergenlik çağından başlayarak kalın bağırsakta yüzlerce veya binlerce polip gözlenir.
  • % 75’inde ailesel özellik mevcuttur.
  • Ailevi (familyal) adenomatöz polipozis (FAP) hastalarının % 80’den fazlasında mide ve ince bağırsakta da polipler olur. Midenin fundus adı verilen üst bölümünde yer alan poliplerde kanserleşme görülmezken, midenin antrum adı verilen çıkış kısmındaki poliplerin kanser riski taşıdığı bilinmektedir.
  • Ailevi (familyal) adenomatöz polipozis (FAP) hastalarında polipler onikiparmak bağırsağında (duodenum) yer alırsa kanserleşme riski     % 4’tür, ancak çok aşırı sayıda polip olan vakalarda kanser riskinin     % 25’e kadar çıkabildiği bilinmektedir.
  • Ailevi (familyal) adenomatöz polipozis (FAP) hastalığı tedavi edilmediğinde, 40 yaşına kadar vakaların tümünde bağırsak kanseri gelişir.

FAP Hastalığının Tanısı

  • Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalarının % 60-70’i anne veya babalarından kalıtım yolu ile ilgili APC genini alırlar. Hastaların % 80’inde gen bozukluğu (mutasyon) gösterilebilirken, % 20’sinde ise bu olanak yoktur.
  • Familyal adenomatöz polipozis (FAP) hastalarının % 30’unun anne ve babalarında hastalık yoktur.
  • Kesin tanı kolonoskopi, sanal kolonoskopi veya bağırsak röntgeni ile konulur.

FAP Hastalığının Belirtileri

Hastaların % 30’unda kanser gelişene dek hiçbir belirti görülmez. Belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Makattan kanama
  • Karın ağrısı
  • Kansızlık
  • İshal
  • Kilo kaybı
  • Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik

FAP Hastalığının Tedavisi

  • Yüzlerce ve hatta binlerce kalın bağırsak polibinin kolonoskopi ile alınması mümkün olamayacağından, cerrahi olarak kalın bağırsağın tümü çıkartılır ve ince bağırsağın son bölümü olan ileum’dan bir rezervuar (poş veya yeni rektum) oluşturularak makat bölümüne (anal kanal) bağlantı (anastomoz) yapılır. Bu ameliyat tıp dilinde total kolektomi veya total proktokolektomi ve ileo-anal poş tekniği olarak adlandırılır. Bu tür ameliyatlar Genel Cerrahi Uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi, koloproktoloji) üzerinde uzmanlaşmış olan cerrahlara ise kolorektal cerrah Geçmişte bu ameliyatlar sadece açık cerrahi ile yapılırken, günümüzde gelişmiş teknoloji sayesinde, laparoskopik cerrahi ile güvenle gerçekleştirilmektedir.
  • FAP hastalığında, rektum’u yerinde bırakarak kalın bağırsağın alınmasına total abdominal kolektomi (subtotal kolektomi) ve ileoproktostomi (ileorektostomi) adı verilir. Bu ameliyatın uygulanması durumunda, rektum’da tekrar polip oluşumu riski nedeni ile hastalarda rektum kanseri gelişme oranı % 10’dur ve 60 yaştan sonra bu risk % 30’a dek çıkar ve ölüm oranı ise % 25 olarak bildirilmektedir. Ayrıca, bu hastaların 6 ayda bir rektoskopi ile takibi gerekecektir. Bu nedenlerden dolayı, FAP hastalarında total proktokolektomi ve ileoanal poş tekniği tercih edilmektedir.
  • Bu ameliyatın tamamlayıcısı olarak 2-3 ay kalmak üzere ileostomi (ince bağırsağın deriye ağızlaştırılması) de eklenir.
  • Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum’da az sayıda polibi olan hastalarda rektum bölümündeki polipler kolonoskopi ile alınır ve rezervuar’a (poş) gerek kalmadan ileo-rektal anastomoz (bağlantı) yapılır.
  • Ortalama hastane yatışı bir hafta civarındadır. Hastaların işe geri dönme süreleri 6-8 hafta kadar alır.

 FAP Hastalığının Ameliyatı Sonrasında Hastalardaki Değişiklikler

  • Kalın bağırsak ortadan kalktığından, bağırsak hareketleri çok hızlanır ve dışkılama sayısı günde 8-12 kez görülür.
  • Hastaların sosyal ve cinsel yaşamlarında belirgin bir değişiklik olması beklenmez.
  • Kadınların hamilelik durumunda doğum şeklinin belirlenmesi için önceden doktorları ile doğumun yöntemini kararlaştırmaları gerekir.

FAP Hastalığında Nüksü Önleme

  • Sulindak: Aslında bir romatizma ilacı olup, tablet ve lavman şekilleri vardır. Kalın bağırsak poliplerinde belirgin gerileme yarattığı bilinmektedir. Midede gastrit ve ülser gibi yan etkiler oluşturduklarından uzun süreli kullanımları mümkün olmayabilir.
  • Celecoxib: COX-2 inhibitörü grubunda yer alan bir ilaç olup mide üzerindeki yan etkileri Sulindak’a göre daha azdır.

 FAP Hastalığının Takibi

  • Hastalar ve birinci derecede aile bireyleri kalın bağırsak, rektum ve mide yönünden endoskopi ile yıllık takibe alınırlar.
  • Bu takiplere 12 yaşından sonra başlanır, ameliyat sonrasında da devam edilir.
  • Polip tespit edilmezse, 35 yaşına kadar yılda bir kez kolonoskopi yapılır.
  • 35 yaşından sonra bağırsak kanserinde yapılan takipler ile devam edilir.
  • Ayrıca, 20 yaştan itibaren, gastroskopi ile mide, onikiparmak bağırsağı incelenmelidir.
  • Bu hastaların takibinin Gastroenteroloji, kolorektal cerrahi, proktoloji veya koloproktoloji alanında çalışan hekimler tarafından yapılması uygun olacaktır. Tüm ailenin bir veri tabanının oluşturulması takipte kolaylık sağlar.

Prof. Dr. Korhan TAVİLOĞLU
Proktoloji Uzmanı

 

Kaynaklar

 

  1. Song M, Emilsson L, Roelstraete B, et al. Risk of colorectal cancer in first degree relatives of patients with colorectal polyps: nationwide case-control study in Sweden. BMJ. 2021 May 4;373:n877. doi: 10.1136/bmj.n877.
  1. Rees CJ, Brand A, Ngu WS, et al; B-ADENOMA trial group comprises. BowelScope: Accuracy of Detection Using Endocuff Optimisation of Mucosal Abnormalities (the B-ADENOMA Study): a multicentre, randomised controlled flexible sigmoidoscopy trial. Gut 2020 Apr 3. pii: gutjnl-2019-319621. doi: 10.1136/gutjnl-2019-319621.
  2. Mangas-Sanjuan C, Jover R, Cubiella J, et al; Grupo de Cribado del Cáncer Colorrectal de la Sociedad Española de Epidemiología. Endoscopic surveillance aftercolonic polyps and colorrectal cancer resection. 2018 update. Gastroenterol Hepatol 2019 Jan 6. pii: S0210-5705(18)30314-5. doi: 10.1016/j.gastrohep.2018.11.001.
  3. Tao Pu LZC, Lu K, Ovenden A, et al. Effect of time of the day and speciality on polyp detection rates in Australia. J Gastroenterol Hepatol 2018 Dec 14. doi: 10.1111/jgh.14566.
  4. Çolak Ş, Gürbulak B, Çakar E, et al. Evaluation of endoscopic mucosal resection and endoscopic submucosal dissection in submucosal lesions of thecolon and rectum. Wideochir Inne Tech Maloinwazyjne 2018; 13 (4): 448-453.
  5. Patel K, Rajendran A, Faiz O, et al. An international survey of polypectomy training and assessment. Endosc Int Open 2017 Mar;5(3):E190-E197. doi: 10.1055/s-0042-119949.
  6. Crockett SD. Sessile serrated polyps and colorectal cancer. JAMA 2017; 317 (9): 975-976.
  7. Rex DK, Petrini JL, Baron TH, et al. Quality indicators for colonoscopy. Am J Gastroenterol 2006; 101: 873-885.
  8. Haggitt RC, Reid BJ. Hereditary gastrointestinal polyposis syndromes. Am J Surg Pathol 1986;10 (12): 871-887.
  9. Muto T, Bussey HJ, Morson BC. The evolution of cancer of the colon and rectum. Cancer 1975; 36: 2251-2270..

Bu gönderiyi paylaş