Kabızlık

Kabızlık

Kabızlık Nedir?

Haftada üç defadan az sayıda dışkılama veya zorlu dışkılama durumu, kabızlık (konstipasyon) olarak adlandırılır. Kronik kabızlık yakınması olan kişiler, çok sert, ya da çok az miktarda dışkılama yapmaktadır. Toplumun % 15’inde, dışkı gevşetici veya dışkı yumuşatıcı (laksatif) ilaçların kullanımı görülmektedir. Moore-Gillon’un çalışmasında hastaların kabızlığı nasıl tanımladıkları araştırılmış ve % 50’sinin seyrek dışkılama, % 25’inin aşırı ıkınma ve ağrılı ve zor dışkılama ve % 25’inin ise her ikisini birden kast ettikleri belirlenmiştir.

Kronik Kabızlık Sorununa Ne Sıklıkta Rastlanır?

Toplumda erişkinlerin ortalama % 15’inde, kronik kabızlık sorununa rastlanmaktadır. 65 yaş üzerindeki nüfusta kabızlığa kadınlarda, erkeklere oranla üç kat daha fazla rastlanmaktadır. Kabızlık sorunu olan hastaların yaklaşık % 50’sinde dışkılama zorluğu olduğu belirlenmiştir.

Kronik (Fonksiyonel) Kabızlık Sınıflaması – Roma IV Kriterleri

2016 yılında kabul edilen bu kriterlere göre; aşağıdaki belirtilerden en az iki tanesinin 3 aydan beri var olması ve hastanın yakınmalarının ise en az 6 ay önce başlaması gerekir.

  • Haftada üç defadan az dışkılama olması
  • Dışkılamaların en az % 25’inde aşırı ıkınma olması
  • Dışkılamaların en az % 25’inde katı ve hacimli dışkılama olması
  • Dışkılamaların en az % 25’inde, dışkıyı tam boşaltamama hissi
  • Dışkılamaların en az % 25’inde, dışkının makattan çıkışı esnasında takılma, engellenme veya tıkanıklık hissinin olması
  • Dışkılamaların en az % 25’inde, parmakla destek gerekmesi (parmakla boşaltma yapılması veya parmakla makat yanına destek yaparak dışkılama)
  • Dışkı gevşetici ilaç (laksatif) kullanmadan yumuşak dışkı çıkartamamak
  • Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) belirtilerinin olmaması

Ayrıca, kabızlık için çeşitli sınıflamalar veya skorlama sistemleri tanımlanmıştır, ancak dünya genelinde en yaygın kullanılan sistem, halen Roma IV kriterleridir.

Kabızlık Neden Olur?

1.Tıkanıklığa bağlı

  • Bağırsak kanseri
  • Bağırsak yapışıklıkları
  • Fıtıklar
  • Bağırsak tüberkülozu
  • Endometriozis
  • Bağırsak divertiküliti
  • Makat darlığı
  • Rektosel: kalın bağırsağın vajina içine fıtıklaşması
  • Anismus (spastik pelvik taban sendromu, dissinerjik defekasyon)

2.Fonksiyonel

  • Yetersiz lif alımı
  • Peynir ve süt gibi dışkıyı sertleştiren gıdaların aşırı tüketimi
  • Hareketsizlik, spor yapmamak
  • Dışkılama refleksini istemli olarak erteleme
  • Çevresel değişiklikler: tatile çıkmak (turist kabızlığı), hastaneye yatmak
  • Aşırı sıvı kaybı (kusma veya ishal) sonrası
  • Huzursuz bağırsak sendromu (İBS)

3.Nedeni bilinmeyen

4.İlaçlar

  • Fazla miktarda dışkı gevşetici (laksatif) kullanımı
  • Demir içeren ilaçlar
  • Ağrı kesici ilaçlar (analjezik)
  • Spazm giderici ilaçlar (antispazmodik)
  • Morfin (opioid)
  • Anestezi (narkoz) ilaçları
  • Kalp ve tansiyon ilaçları: Kalsiyum kanal blokerleri, beta blokerler
  • Sara ilaçları
  • Depresyon ilaçları (antidepresanlar)
  • Parkinson ilaçları
  • Mide ilaçları: baryum, antiasit
  • İdrar söktürücü ilaçlar (diüretik)
  • Bazı kanser ilaçları

5.Metabolik nedenler

  • Gebelik
  • İleri yaş
  • Şeker hastalığı (diyabet)
  • Seyahat
  • Kalsiyum fazlalığı (hiperkalsemi)
  • Paratiroid bezinin fazla çalışması (hiperparatiroidi)
  • Potasyum azlığı (hipopotasemi)
  • Tiroid bezi az çalışması (hipotiroidi)
  • Feokromasitoma (böbreküstü bezi tümörü)
  • Üre yüksekliği (üremi)

6.Sinirlerle İlgili (Nörojenik)

  • Rektum’da azalmış duyarlılık: fonksiyonel kabızlığı olan hastaların % 20-70’inde olduğu bildirilmektedir.
  • Multipl endokrin neoplazi (MEN)
  • Felç, inme
  • Omurilik tümörü
  • Omurilik yaralanmaları
  • Multipl skleroz
  • Tabes dorsalis

Kabızlığın Nedeni Belirlenemezse Nasıl Davranılır? 

Kabızlık nedeni bulunamazsa üç ana neden düşünülür.

1.Fonksiyonel kabızlık: Dışkılama öncesinde şiddetli karın ağrısı, karında huzursuzluk hissi ve karın şişkinliği ile belirti verir. Huzursuz bağırsak sendromu en tipik örneğidir.

2.Yavaş geçişli kabızlık: Seyrek dışkılama olması (haftada bir veya iki kez), dışkılama isteğinin gelmemesi, karında huzursuzluk hissi ve karın şişkinliği ile belirti verir.

3.Çıkış bozukluğu (outlet dysfunction): Makat darlığı, makat sarkması, makat kanseri, rektosel, pelvik taban bozuklukları

Normal Bir Dışkılama Nasıl Gerçekleşir?

  1. Bağırsağın üst kısımlarında kasılma hareketi başlar.
  2. Ikınma eylemi ile karın içi basınç artar.
  3. Dışkının dışarı atılabilmesi için makat kasları (anal sfinkter) gevşer.
  4. Puborektal kas gevşer ve böylelikle anorektal (makat ile rektum arasındaki) açı genişler.

Dışkılama Bozukluğu Nasıl Sınıflandırılır?

  1. Çatı (leğen) kemiği (pelvik) tabanında yer alan kasların yeterince gevşememesi veya uygunsuz kasılması (anismus veya dissinerjik defekasyon)
  2. Yetersiz atılım gücü

İdeal Dışkı

Sağlıklı veya ideal dışkı (gaita, kaka): kahverengi renkte, 10 ile 20 cm uzunluğunda ve fazla ıkınma gerektirmeden yada huzursuzluk yaratmadan çıkmalıdır. Dışkı (gaita) klozetin içindeki suya yavaşça düşmeli ve suya değdiğinde, yavaşça dibe çökmelidir. Dışkının beraberinde az bir miktarda gaz ve koku da çıkmalıdır.

Hızla Dibe Çöken Dışkı

Hızla dibe çöken dışkı: kişinin yeterince lif tüketmediğini veya liften fakir beslendiğini gösterir ve bu dışkı bağırsakta uzun süre beklediği için sıklıkla koyu renkli ve ağır olur. Bunun aksine, fazla veya aşırı miktarda lif tüketen kişilerin dışkısı hafif olur ve klozetteki suyun yüzeyinde kalır.

Soluk Renkli Dışkı

Camcı macunu şeklinde olur ve yetersiz safra içeriğini gösterir. Soluk renkli ve gri dışkı: safra kesesi iltihabı (kolesistit), cerrahi sarılık, safra kesesi taşı, mide asitini azaltan (antiasit) ilaçlar, Giardia adlı parazit enfeksiyonları, karaciğer iltihabı (hepatit), pankreas iltihabı (pankreatit) ve siroz durumlarında görülür.

Sümüksü Dışkı

Dışkının sümüksü bir kıvamda olması: bağırsaklarda iltihabi bir durum olduğunu, bakteri artışını, ve gıdaya bağlı alerji yada tahammülsüzlük olduğunu gösterir. Şekerli gıdaların yoğun bir şekilde tüketilmesi bağırsaktaki bakteri sayısını arttırır, bu durum fazla tatlı, ekmek, pirinç ve süt (laktoz içerir) tüketimi ile meydana gelir. Sümüksü dışkı oluşturan bazı iltihabi bağırsak hastalıkları da vardır, bunlar: huzursuz bağırsak sendromu, ülseratif  kolit ve divertikülit hastalığıdır. Bu hastalıklara sıklıkla; dışkıda kan, makattan kanama ve ishal de eşlik edebilir.

Dışkının İncelmesi

Kızartılmış ve yağlı gıdalar, çiğ sebze ve meyveler, soğuk içecekler dışkı çapında incelmeye yol açabilir. Ancak, dışkı çapının incelmesi bağırsak polipleri, bağırsak kanseri, prostat büyümesi, prostat kanseri, vb. hastalıklarda da görülebilir.

Dışkının Değerlendirilmesi – Bristol Dışkı Şekli Sınıflandırması  

Tip 1: katı, misket şeklinde ayrık yuvarlaklar

Tip 2: sosis şeklinde dışkı

Tip 3: üzerinde çatlaklar olan sosis şeklinde dışkı

Tip 4: düz ve yumuşak dışkı

Tip 5: yumuşak ve birbirinden ayrık küçük toplar

Tip 6: çamur gibi küçük tanelerden oluşan dışkı

Tip 7: hiç katı kısmı olmayan su gibi dışkı

Tıkayıcı Tipte Dışkılama

Kronik kabızlığın özellikle çatı veya leğen kemiği (pelvik taban) kaslarının güçsüzlüğü nedeniyle ve kadınlarda ortaya çıkan türüne ‘tıkayıcı tipte dışkılama’ veya ‘obstrüktif tipte defekasyon’ adı verilir. Bu hastalarda % 25 oranında aşağıdaki belirtiler görülür.

  • Sık olarak tuvalete gitme
  • Uzun süre ıkınma (tenesmus)
  • Dışkının tam olarak boşaltılamaması
  • Düzenli olarak lavman ve dışkı gevşetici (laksatif) kullanımı
  • Bağırsak hareketlerinin başlaması için, makat veya cinsel organlardan itme gereksinimi

Kabızlık İçin Pratik Öneriler

Öncelikle, bol lifli ve posa bırakan gıdalarla beslenilmelidir. Bu amaçla aşağıdaki tablodaki bilgilere göre hareket etmekte yarar vardır. Yakınmaların uzaması durumunda mutlak bir diyetisyen ve hekim desteği almak yerinde olur.

  • Sıvı alımı: Günde 10 bardağın veya 2 Lt’nin altına düşmemek kaydı ile su içilmelidir. Sabah aç karnına oda ısısındaki bir bardak suyun içilmesi çok yarar sağlar.
  • Liften zengin beslenme: Lifli gıdalar, dışkının yakıtı gibi kabul edilmelidir. Nasıl ki, araçlar yakıt olmadan hareket edemezlerse, bağırsaklarda aynı şekilde hareket edemez ve kabızlık görülür. Graham ve ark. çalışmalarında, günde 20 g lif alımı ile bağırsak hareketlerinin % 55 oranında ve dışkı ağırlığının ise % 157 oranında arttığını belirlemişlerdir.
  • Suda erimeyen gıdalar: Baklagiller: bakla, nohut, mercimek, kuru fasulye ve bezelye, suda erimezler ve lif oranları yüksektir, yani yoğun posa bırakırlar ve bu nedenle kabızlık için çok yararlıdırlar.
  • Suda eriyen gıdalar: Suda eriyen gıdalara, yeşil sebzeler güzel bir örnektir. Bu tür besinlerin her ne kadar kabızlık için yararlı olduğu inanışı söz konusu ise de, aslında suda erimeyen, yani posa bırakan gıdalara oranla kabızlık ile mücadelede daha az etkilidirler. Ancak, suda erimeyen gıdaların dengeli bir şekilde yeşil sebzeler ile birlikte tüketilmesi en ideal sonucu verir.
  • Yağ: Sabahları aç karnına bir tatlı kaşığı zeytin yağı içilmesi bağırsak hareketlerini hızlandırır.
  • Ekmek: tam tahıllı çavdar ekmeği
  • Hububat: esmer pirinç, arpa, darı, yulaf kepeği
  • Sebzeler: havuç, yeşil fasulye, kabak, enginar, pazı, ıspanak, lahana, kuşkonmaz, brokoli, Brüksel lahanası, tatlı patates
  • Meyveler: elma, armut, kayısı, incir, kuru erik, papaya, şeftali, kivi, ananas, turunçgiller
  • Bitkiler: keten tohumu, sinameki, rezene.
  • Kabızlığa yol açan gıdalar: yağ ve şekerden zengin gıdalar, dondurma, süt ve peynir kabızlığa zemin hazırlar. Bu nedenle, bu tür gıdalardan olabildiğince kaçınmak yarar sağlar.
  • Spor: Günlük yaşantıda mümkün olduğunca hareketli olmakta yarar vardır, bu açıdan düzenli yapılan spor ve yürüyüşün yararı çoktur. Genellikle önerilen günde birkaç kez 15’er dakikalık yürüyüş (toplamda bir saat kadar), koşu, yüzme, spor salonunda yürüyüş bandında koşu (kardio), jimnastik ve yogadır.

Ülkemizde gerek baklagiller ve gerekse de yeşil sebzelere en kaliteli koşullarda kolaylıkla ulaşabilmek mümkündür. Bu tür besin alışkanlıklarının fazla olmadığı ve ağırlıklı olarak kırmızı et ile beslenen Batı ülkelerinde bu tür gıdalar yerini müsli veya cornflakes gibi ürünlere bırakmıştır. Ülkemiz koşullarında, bu tür takviyeler yulaf ezmesi olarak yaygın şekilde bulunabilmektedir. Kabızlık ile etkin bir mücadele için düzenli olarak, günde 20 ile 35 gram arasında lif alınmalıdır.

Kabızlık İlaçları

Lif takviyeleri: Gıdalar ile yeterince lif alınamaması durumunda düzenli olarak doğal lif takviyeleri kullanılması çok yararlıdır.

Probiyotikler: Vücut için yararlı olduklarına inanılan, bazı besinlerde bulunan veya gıda takviyesi olarak alınabilen canlı mikroorganizmalardır. Probiyotik olarak en yaygın olarak kullanılan takviye maddeler: laktik asit bakterisi (laktobasillus), bifidobakter ve Saccharomyces boulardii’dir. Bu tür takviyeler reçetesiz satılırlar. Bu bakteriler, laktik asit ve asetik asit gibi bazı asitler üreterek, bağırsağın pH değerini düşürür ve bağırsak hareketlerini (peristaltizm) arttırırlar. Probiyotikleri, çeşitli gıdalardan doğal olarak temin edebilmek mümkündür.

Gıdalarda Bulunan Doğal Probiyotikler

  • Yoğurt
  • Ayran
  • Keçi sütü
  • Süzme peynir
  • Kefir
  • Turşu (salatalık ve lahana)
  • Zeytin (pastörize edilmemiş)
  • Nar ekşisi
  • Sirke
  • Şalgam
  • Bitter çikolata

Prebiyotikler: Laktuloz gibi kısa zincirli karbonhidratlar olup, yararlı kalın bağırsak bakterilerinin hareketlerini taklit eden bazı takviyelerdir.

Dışkı hacmini arttıran doğal takviyeler: Psyllium (karnıyarık otu), megakolon ve huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hastalarında kullanılmamalıdır.

Ozmotik laksatifler: Polietilen glikol, gliserol – sorbitol, laktuloz: yan etki olarak karında şişkinlik ve gaza neden olabilirler.

Dışkı yumuşatıcılar: Yan etki olarak karın kramplarına yol açabilir.

Magnezyum türevleri: Magnezyum sülfat, magnezyum hidroksit, magnezyum sitrat: böbrek yetersizliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.

Sinameki (senna): Bitkisel çayların büyük bir bölümü sinameki bitkisini içerirler. Sinameki; çay, toz, tablet veya sıvı formlarda bulunur.

Bitkisel Çayların Kullanımının Sakıncalı Olduğu Durumlar

  • Bağırsak düğümlenmesi
  • İltihabi bağırsak hastalığı
  • Apandisit
  • Kalp hastalığı
  • İshal
  • Sıvı kaybı varlığında
  • Gebelik

Bitkisel Çayların Olası Yan Etkileri

  • İshal
  • Kramp şeklinde karın ağrısı
  • Sıvı kaybı
  • Tuzların (elektrolit) kaybı
  • Baygınlık hissi
  • Melanozis koli (bağırsağın kararması)

Bu tür bitkisel çayların uzun süre kullanımında, sinameki maddesine karşı bir bağımlılık olmakta ve kişi bu çayları tüketmeden dışkılayamaz duruma gelmektedir. Bu hastalar sıklıkla dışkılama zorluğu, parmak desteği ile dışkılama ve makattan kanama gibi yakınmalar ortaya çıkar.  Bu tür bir durumda mutlaka bir İç Hastalıkları (Gastroenteroloji) veya Genel Cerrahi Uzmanı’na başvurmanız yararlı olur.

Bağırsak hareketlerini artıran ilaçlar: Cisapride, Renzapride

Polietilen glikol: Yan etki olarak bulantı ve karında kramp şeklinde karın ağrısına neden olabilirler.

Tegaserod: Yan etki olarak baş ağrısı ve bulantı görülebilir.

Lubiprostone: Yan etki olarak baş ağrısı ve bulantı görülebilir.

Diğer: Bisakodil, metil sellüloz, Hint yağı (Kastor yağı)

Yeni ilaçlar: Neurotrophin-3, alvimopan, linaclotide, kenodeoksikolik asit

Kabızlık İlaçları Yarar Sağlamazsa Ne Yapmalı?

  • Kabızlık ilaçlarının yarar sağlamadığı durumlarda makat sarkması (rektal prolapsus) ve rektosel gibi pelvik taban bozuklukları, bağırsakta polip, makat kanseri, rektum kanseri, anismus, makat darlığı hastalıklar araştırılmalıdır.
  • Kabızlık ilaçlarının tümünün ciddi şekilde bağımlılık yaptığı bilinmeli ve iki haftadan uzun süre ile doktor önerisi dışında kullanılmamalıdır.
  • Bu tür bir durumda, bir Gastroenteroloji Uzmanı’na veya Genel cerrahi Uzmanı’na başvurmak yarar sağlar. Bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi, koloproktoloji) üzerinde uzmanlaşmış cerrahlara ise kolorektal cerrah adı verilir.

Kabızlık Kanser Belirtisi Olabilir Mi?

Kabızlık özellikle ilerlemiş ve tıkanıklığa yol açmış olan bağırsak kanserinin, rektum kanserinin veya makat kanserinin belirtisi olarak kendisini gösterebilir. Bu nedenle ileri yaştaki kişilerde giderek artan bir kabızlık olması veya kalın bağırsak kanseri öyküsü olan ailelerde yaşın önemi olmaksızın, olasılıklar arasında bulunan bağırsak kanserinin olmadığını ispat etmek gerekir.

Kabızlık Giderici İlaçların Yan Etkisi Var Mıdır?

Gelişigüzel kullanılırsa kabızlık ilaçları (laksatifler) zarar verebilir. Bazı kişiler kabızlık ilaçlarını giderek artan dozda kullanır ve bu durum ise, bağırsaklarda ilaca karşı bağımlılık yaparak, bu tür ilaçlara yanıt alınamaz hale gelir.

Kabızlık İçin Araştırma Yöntemleri

Bu nedenle konu ile ilgili bir hekime muayene olmakta yarar vardır. Bu alanda yapılabilecek değişik araştırma yöntemleri vardır.

  • Karın muayenesi: Karın muayenesi sıklıkla normal bulunur, bazen dışkı ile dolu bağırsak hissedilebilir, bu arada karın içinde kitle varlığı veya dalak yada karaciğer organlarında büyüme araştırılır.
  • Makat muayenesi: Hastalar genellikle makat (rektal) muayenesini sevimsiz bulur ve bu nedenle kısmen korkma ve kısmen de utanma duygusu içinde, doktora gitmekten kaçınırlar. Ancak, birçok hastalığın tanısının sadece bu şekilde konulduğunu ve diğer araştırmalar sonrasında erken dönemde tedavi edilebildiğini bilmekte yarar vardır. Bu muayene sırasında makat bölgesinde: basur (hemoroid), makat çatlağı (anal fissür), makat fistülü, makat darlığı, kıl dönmesi, makat siğili, rektal polip, makat kanseri, rektum kanseri, makat sarkması, rektosel, anismus, anal kriptit, gaz ve dışkı kaçırma, vb. birçok hastalığın tanısı konulabilir.
  • Dışkıda gizli kan testi
  • Kan tetkikleri: Üre, kalsiyum, tiroid tetkikleri
  • Anoskopi: Sıklıkla makat bölgesi muayenesi ile birlikte yapılır, ince ışıklı bir alet yardımı ile makat kanalının incelenmesi işlemidir. Bu sırada bir kitle görülmesi durumunda, biyopsi amacı ile parça da alınabilir.
  • Rektoskopi: Makat ve rektum bölgesinin incelenmesi işlemidir. İşlem öncesi lavman uygulanır.
  • Sigmoidoskopi: Kalın bağırsağın sol yarısının incelenmesi işlemidir. İşlem öncesi lavman uygulanır.
  • Kolonoskopi: Rutin sağlık kontrolü tetkikleri arasında yer alan kolonoskopi, 40 yaş üzerindeki sağlıklı kişilere önerilmekte ve normal sonuç elde edilmesi durumunda ve istisnalar dışında, her 10 yılda bir tekrarlanması tercih edilmektedir.
  • İlaçlı bağırsak filmi: Baryumlu kolon grafisi, lavman opaklı kolon grafisi adları da verilir. Kalın bağırsağın ilaç verildikten sonra röntgen ile incelenmesi prensibine dayanır. Geçmişte çok yaygın olarak kullanırken, günümüzde kolonoskopinin yaygınlığı nedeniyle kullanımı çok sınırlanmıştır, ancak özel durumlarda yararlı bir araştırma yöntemidir.
  • Sintigrafi: İndium-111, teknesyum 99 ile

Kabızlığa Özgü Detaylı Araştırma Tetkikleri Hangileridir?

1.Kalın bağırsak geçiş süresi ölçümü: Tetkik öncesinde sıklıkla hastalara üç gün boyunca günde 20-30 gram lif içeren diyet verilir. Bundan sonra, hastaya içinde çok sayıda (20 adet) röntgende görünen belirteçli (radyo-opak marker) haplar içirilir. Bundan sonra 5. ve 7. günde karın ve leğen kemiğini içine alacak şekilde röntgen çekilir ve belirteçlerin oradaki varlığı araştırılır. Cho ve ark. 2013 yılında Kore’de gerçekleştirdikleri çalışmada sağlıklı erkeklerde toplam kalın bağırsak geçiş zamanını ortalama 8.8 saat ve kadınlarda ise 24.7 saat olarak belirlemişlerdir.

2.Defekografi: Makat bölgesinin işlevsel bozukluklarını, dışkıyı atma kapasitesini, makat kaslarının kasılma ve gevşemesini ölçmeye yarayan bir tetkik yöntemidir. Proktografi, boşaltım proktografisi, video defekografi gibi isimlerle de anılır. Tetkik sırasında doktor, dışkıyı andıran beyaz renkli bir macun doldurur, hasta röntgen makinesinin altına yerleştirilen oturaklı bir iskemle (komot) üzerine oturtulur ve bu macunu atmak için makatını sıkıp gevşetmesi istenilir. Bu macunun atılması sırasında çeşitli filmler çekilerek, sorunun şiddeti anlaşılmaya çalışılır.

3.Anorektal fonksiyon testleri

  • Anorektal manometri: Anal sifinkter adı verilen dışkı tutma kaslarının gücünü ölçme amacı ile yapılan bir testtir. Makat içine içi hava ile şişirilen bir balon yerleştirilir ve geriye doğru çekilerek sfinkter kasının gücü ve kasılma yeteneği ölçülür.
  • Balon atılım testi: Makat içine yerleştirilen ve içi değişik hacimlerde su ile doldurulan bir balonun makat dışına atılması ile tetkik gerçekleştirilir. Balon 50 ml sıvı ile şişirildiğinde bir dakikadan uzun sürede dışarı atılırsa veya hasta balonu atmada başarılı olamazsa, tıkayıcı (obstrüktif) tipte dışkılamaya işaret eder.

4.Anorektal elektromiyografi (EMG): Bu tetkikte, internal anal sfinkter (makat içi basıncını arttıran, dışkılamada eyleminde etkili istemsiz iç makat kası), eksternal anal sfinkter (dışkı tutmada etkili, istemli dış makat kası) ve puborektal kas (pelvik taban kası, ıkınma sırasında gevşer ve dışkının rahat boşalmasına yardımcı olur) hakkında fikir edinmeye yarar sağlar.

5.Biyopsi alınması: özellikle Hirschsprung hastalığının tanısında endoskopik çok sayıda biyopsi alarak hastalığın tanısının konulması çok önemlidir.

Kabızlık İçin Biofeedback Tedavisi Nedir?

Kabızlık ile mücadelede diyet düzenlemeleri dışında en etkin yöntemlerin başında biofeedback tedavisi gelir. Kronik kabızlık, pelvik taban dissinerjisi (anismus) ve gaz ile dışkı kaçırma gibi durumlarda hastaya makat kaslarını doğru şekilde kasmasını öğretmek veya bağırsağı terbiye etmek için biofeedback cihazları kullanılır. Tedavinin üç aşaması vardır: dış makat kasının egzersizi, makattaki katı ve sıvı dışkı ile gaz hislerinin ayırımının öğretilmesi, dışkı geldiğinde iç ve dış makat kasları arasındaki uygun koordinasyonun öğretilmesidir.  Bir seans ortalama bir saat kadar sürer ve seanslara 4-8 haftalık aralıklarla ve yaklaşık bir yıl süre ile devam edilir.

Makat Kaslarının Uyarılma (Anal Stimülasyon) Tedavisi Nedir?

Makat içine serçe parmağı inceliğinde bir plastik (anal) prob yerleştirilir ve düşük akımlarla makat kanalı içine elektriksel uyarılar verilerek, makat kasları ve dışkılama işlemi güçlendirilmeye çalışılır. Çalışma süresi ortalama 20 dakika civarındadır ve en az üç ay günde iki kez ve tercihen bir yıla dek kadar çalışmanın yapılması önerilir.
Kalp pili veya kalp ritmi sorunu (aritmi) varlığında, sara (epilepsi) hastası olanlarda, hamilelerde, makatta iltihabi durumu olanlarda uygun değildir.

Kabızlık Ameliyatı Nedir?

Kabızlık için hiçbir tedavi yöntemi ile yanıt alınamazsa ve bağırsak sinirlerinde ciddi bir ileti sorunu olduğu kararına varılırsa uygun olgularda ameliyat önerilir. Kabızlık ameliyatları Genel Cerrahlar tarafından gerçekleştirilir ve bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi, koloproktoloji) üzerinde uzmanlaşmış cerrahlara ise kolorektal cerrah adı verilir.

1.STARR Ameliyatı

‘Tıkayıcı tipte dışkılama’ veya ‘obstrüktif tipte defekasyon’ tedavisinde çok etkin olan bir yöntemdir. Tekniğin esası sarkmış olan bağırsağı veya rektum bölümünü stapler adı verilen dikiş makinesi gibi bir alet ile makattan girerek kesme veya kısaltma işlemidir.

 STARR Ameliyatına Uygun Olan Hastalar

  • En az 6 aydan beri Roma IV kriterlerine uygun olan şekilde kronik kabızlık sorunu olması
  • Dışkılama zorluğu veya tıkayıcı tipte dışkılama olması
  • Yaş: 18-75 arasında
  • Defekografide, rektosel veya rektal intussusepsiyon belirlenmesi

 STARR Ameliyatına Uygun Olmayan Hastalar

  • Gebelik durumu
  • Kalın bağırsak filmi veya kolonoskopide farklı bir sorun bulunması
  • Bağırsak fonksiyonlarını etkileyen bir tedavi alıyor olmak
  • İşlem öncesinde Macrogol (polyethylene glycol) almış olmak
  • Geçirilmiş makat ameliyatı olması (göreceli)
  • Kan tetkiklerinde bir sorun olması (göreceli)
  • Yaygın (sistemik) bir vücut hastalığı olması (göreceli)

 Olası Komplikasyonlar

  • Kanama
  • Bağırsak fistülü (sızıntı) gelişimi
  • İdrar birikmesi (retansiyon)
  • Dışkı kaçırma (fekal inkontinens)
  • Makat fistülü
  • Ağrılı cinsel temas (disparoni)
  • Rektovajinal fistül (bağırsak ile vajina arasında irtibat gelişmesi)

 2.Subtotal Kolektomi (Total Abdominal Kolektomi)

Kabızlık nedeniyle, kalın bağırsağın karın içindeki bölümünün tamamının alınması, ancak kalın bağırsağın makat öncesindeki kısmı olan rektum’un yerinde bırakılmasıdır. Ancak, bu ameliyat, kalın bağırsağın emilim yüzeyini yok edeceğinden günde 6-8 kez ishale neden olacağı bilinmeli ve önceden iyi şekilde araştırıldıktan sonra hasta ile cerrah arasında karar verilerek gerçekleştirilmelidir. Bu amaçla günümüzde laparoskopik cerrahi (kansız ameliyat) tercih edilmektedir.

 3.Proktokolektomi (Total Kolektomi)

Özellikle, Hirschsprung hastalığında kalın bağırsağın tamamında sinirlerin eksik olmasına bağlı, son bölüm olan rektum dahil olmak üzere tüm kalın bağırsağın alınmasıdır. Bu ameliyat sonrasında ince bağırsaktan bir rezervuar veya poş yapılır ve ileo-anal anastomoz adı verilen ince bağırsağın son kısmı ile makat arasında bağlantı sağlanır. Bu anastomoz veya bağlantının güvenliği açısından 3-6 ay süre ile koruyucu ileostomi (ince bağırsağın son kısmı olan ileum’un karın derisine ağızlaştırılması) adı verilen işlem de eklenir. Bu ameliyatın belirgin komplikasyonları olmasına karşın, genel başarı oranı % 85’dir.

Prof. Dr. Korhan TAVİLOĞLU
Proktoloji Uzmanı

 

Kaynaklar

  1. Kawahara H, Omura N, Akiba T. The usefulness of preoperative evaluation for intractable slow transit constipation by computed tomography. J Anus Rectum Colon 2021; 5 (2): 144-147.
  2. Every-Palmer S, Inns SJ, Ellis PM. Constipationscreening in people taking clozapine: A diagnostic accuracy study. Schizophr Res 2020 Apr 1. pii: S0920-9964(20)30138-9. doi: 10.1016/j.schres.2020.03.032.
  3. Jalanka J, Major G, Murray K, et al. The effect of psyllium husk on intestinal microbiota in constipated patients and healthy controls. Int J Mol Sci 2019 Jan 20; 20 (2). pii: E433.
  4. Black CJ, Ford AC. Mizagliflozin for the treatment of functionalconstipation: Are new drugs better? Gastroenterology 2019 Jan 16. pii: S0016-5085 (19) 30042-3.
  5. Hay T, Bellomo R, Rechnitzer T, et al. Constipation, diarrhea, and prophylactic laxative bowel regimens in the critically ill: A systematic review and meta-analysis. J Crit Care 2019 Jan 10. pii: S0883-9441(18)31259-0.
  6. Janani F, Changaee F. The effect of glucomannan onpregnancy  constipation. J Family Med Prim Care 2018; 7 (5): 903-906.
  7. Seong MK, Kim TW. Significance of defecographic parameters in diagnosing pelvic floor dyssynergia. J Korean Surg Soc 2013; 84 (4): 225-230.
  8. Cho KO, Jo YJ, Song BK, et al. Colon transit time according to physical activity and characteristics in South Korean adults. World J Gastroenterol 2013; 19 (4): 550-555.
  9. Moore-Gillon V. Constipation: What does it mean? J R Soc Med 1984; 77: 108–110.
  10. Graham DY, Moser SE, Estes MK. The effect of bran on bowel function in constipation. Am J Gastroenterol 1982; 77: 599–603.

Bu gönderiyi paylaş